5ae1627366a97c82afd5c9fa.jpg
kalp-damar-cerrahisi-dernegi-baskani%2C-

SANAL BASINDA YER ALAN HABERLER

 

 

 

Karaman'da İlk Açık Kalp Ameliyatı Yapıldı

Karaman Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk kez yapılan açık kalp ameliyatı başarıyla gerçekleştirildi. 

Gizem’in kalbi artık Ahmet’te atacak

Geçirdiği trafik kazasından sonra beyin ölümü gerçekleşen 15 yaşındaki Gizem’in kalbi, Ahmet Çetinkaya’ya nakledildi İzmit’te geçirdiği trafik kazasından sonra yedi gün boyunca verdiği yaşam mücadelesini kaybeden Gizem Özmen’in (15) kalbi artık Adıyamanlı Ahmet Çetinkaya’da (24) atacak. Gizem’in beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine ağabey Çağdaş Özmen, kardeşinin organlarını bağışlama kararı aldıklarını açıklayınca Ankara’daki Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi’nde bir telaş başladı.

 

Onlara minnet borçluyuz’

Hastanenin Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Paç, bir ekibin hemen İzmit’e giderek genç kızın kalbini çok kısa zamanda Ankara’ya getirdiklerini söyledi. Talihsiz Gizem’in kalbi, Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik’in başında bulunduğu ekibin gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonla ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Çetinkaya’ya nakledildi. Hurdacılık yaparak evini geçindirmeye çalışan Hasan Çetinkaya ile Gazal Çetinkaya’nın tek çocukları olan Ahmet Çetinkaya, “Allah, genç kızın organlarını bağışlayan ailesinden razı olsun” dedi. Ahmet Çetinkaya’nın anne ve babası da çocuklarının tekrar sağlığına kavuşmasını sağlayan Özmen ailesine minnet ve şükran duygularını dile getirdiler.

VATAN GAZETESİ

Gizem’in kalbi durmadı

Ağabeyi, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybeden Gizem’in organlarını bağışladı. Küçük kızın kalbi ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Ahmet’e hayat verdi.GİZEM Özmen 15 yaşındaydı... Ailesiyle İzmit’te trafik kazası geçirdi. 7 gün yoğun bakımda kaldı. Geçtiğimiz çarşamba beyin ölümü gerçekleşti. Aynı kazada anne ve babasını kaybeden Gizem’in ağabeyi Çağdaş Özmen, genç kızın organlarını bağışlama kararı aldı. Ağabeyin Derince’de verdiği bu karar, Ankara’daki Yüksek İhtisas Hastanesi’nde heyecan yarattı.

ACİL UÇAK KİRALANDI

BAŞHEKİM Prof. Dr. Mustafa Paç, Gizem’in kalbinin bir aydır acil kalp bekleyen Ahmet Çetinkaya için uygun olduğunun bildirilmesinin ardından 4 bin YTL’ye uçak kiralayıp İzmit’e uçtu. 1-2 saat içerisinde hastaneye getirilen kalp, başarılı bir operasyonla ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Çetinkaya’ya nakledildi.

 

‘ALLAH RAZI OLSUN’

HASAN ve Gazal Çetinkaya’nın tek çocukları olan Ahmet Çetinkaya, ‘Durumumuz iyi olmadığı için tedavimi yeşil kartla sürdürüyordum. Allah organları bağışlayan aileden razı olsun. Yaşama dönmemi sağladılar’ diye konuştu. Gencin anne ve babası da Özmen ailesine şükran duygularını dile getirdiler. ANKARA / AA

 

 

NAKiL OLMASA kaybederdik

Ahmet Çetinkaya’ya kalp nakli yapan Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik de hastanın durumunun son 7-8 aydır kötüleştiğini, son bir aydır ise yoğun bakımda tedavi altında bulunduğunu belirtti. Hastanın son 1 aydır yaşamını tamamen yatağa bağlı olarak sürdürdüğünü kaydeden Özatik, ‘En temel ihtiyaçlarını görmek için bile yatağından kalkamıyordu. 20 gün önce acil çağrı bildiriminde bulunduk. Neyse ki şans yüzümüze güldü ve gerekli kalp bulundu da hastamız kurtuldu. Yoksa kendisini kaybedebilirdik. Çünkü bu şekilde kaybettiğimiz hastamız çok oldu’ dedi.

15.03.2008

 

09-04-2008

"Ankara’da en çok organ naklini biz yapıyoruz"

"Ankara’da en çok organ naklini biz yapıyoruz" diyen Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, "Türkiye’de 44 bin insan böbrek nakli bekliyor" dedi.SON dönemde yaptığı başarılı organ nakilleriyle sık sık gündeme gelen Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ nakli konusunda Ankara’da birinci sırada yer alırken, ülke genelinde ise ilk üç içine girmeyi başardı.Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, "Türkiye’de 44 bin insan böbrek nakli bekliyor" dedi. Böbrek nakli bekleyenlerin diyaliz sayesinde uzun süre dayanabildiğini anlatan Özatik şöyle konuştu:"Kalp ve karaciğer nakli bekleyen hastalar çok fazla dayanamadıkları için sayılarını söylemek zor. Bizim şuanda 17 kalp nakli bir de ince bağırsak nakli bekleyen hastamız var. Organ bağışında bulunanın ya birinci derece akrabası olması gerekiyor ya da trafik kazası veya başka bir durum olduğunda eğer vermişse yanında bir kartı varsa bir sorun olmuyor. Aile karar vermekte zorlanmıyor. Ama böyle bir bağışta daha önce bulunmadıysanız aile tereddüt ediyor. Organ bağışı kartı almak basit. Herhangi bir hastanede bir form doldurarak bu kart edinilebilir.

 

ORGANLARINI BAĞIŞLAYAN 40 BİN KİŞİ

Form doldurarak, organlarını bağışlamak istediğini söyleyerek organ bağışı kartı alan kişi sayısı 40 bini geçti. Organ bağışlayan kişi sayısı her yıl artıyor. Ancak bu sayı yine de çok az. Ben şuana kadar organ bağışında bulundum diyen bir hastayla karşılaşmadım. Milyon nüfus başına 30-40 bağış olmalı.Beyin ölümüyle komayı birbirine karıştımamak gerekiyor. Ailelerin tereddütte olduğu diğer bir konu da bu. Beyin ölümü gerçekleşen kişinin uyanabileceğine inanıyorlar. Bu mümkün değil. Bu sadece komadaki hastalar için geçerli. Çünkü komadaki hasta ise hayatta demek.Hastanemizde Sağlık Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Organ Nakli Koordinasyon Merkezi’ne nakil bekleyen hastalar bildiriliyor. Organ çıktığı zaman bir komisyon tarafından gerekli tetkikler yapılarak uygun hasta bulunuyor. Çok sağlıklı işleyen bir sistem var.Organ nakledildikten sonra vucüdun organı reddetme imkanı var. Ancak bu oran eskiden olduğu gibi yüksek değil. Gelişen teknoloji ve ilaç takviyeleri sayesinde bir sorunla karşılaşmıyoruz."Nakil işlemleri için kendimi sigortalattımORGAN naklinin büyük bir hassasiyetle yapıldığını belirten Kalp ve Damar Cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, "Organı alan ekiple nakledecek ekip asla görüşmez. Son ana kadar ekipler hastaların isimlerini de bilmezler. Organ bekleyen hastaya herhangi bir yerden uygun organ çıktığı zaman uçak ya da heklikopterle almaya gidiyoruz. İnanılmaz bir hareketlilik başlıyor. Bu işler de genellikle gece oluyor. Geceleri uçakla bir yerden bir yere gittiğimiz için sırf bu nedenle kendime hayat sigortası yaptırdım" dedi.

Hürriyet Ankara / Deniz BİLİROĞLU

 

Hayata bağışTürkiye’de 55 bin kişi böbrek, 20 bin kişi karaciğer, 3 bin kişi kalp, 10 bin kişi kornea ve bin kişi de pankreas ile ince bağırsak için organ bekliyor.Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ankara Bölge Koordinatörü Dr. Eyüp Kahveci, yaptığı açıklamada, Türkiye’de şu an 16 kalp Nakli Merkezi, 1 tane Kalp-Akciğer Nakli Merkezi, 45 Böbrek Nakli Merkezi, 26 Karaciğer Nakli Merkezi bulunduğunu bildirdi.

”BEYİN ÖLÜMÜNDEN BİR DAHA GERİ DÖNÜŞ OLMAZ”

Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Klinik Şefi ve Kalp Nakli Merkezi Sorumlusu Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik de Türkiye’de şu anda yaklaşık 500 bin-1 milyon kişide kalp yetmezliği bulunduğunu, bunlardan 5 bin civarında kalp nakline aday hasta olduğunu belirterek, ”Ülkemizde yaklaşık 100 bin kişi kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmektedir” dedi.Organlarını bağışlamak isteyenlerin 2 tanık huzurunda il sağlık ve emniyet müdürlükleri, hastaneler, nakil merkezlerine müracaat edebileceğini anlatan Özatik, kişinin yaşamını yitirdiğinde bağışta bulunduğuna dair kartı olmasına rağmen organların alınması için mutlaka yakınlarının izninin gerektiğini vurguladı. Özatik, şunları söyledi: ”Beyin ölümünün ardından bir daha geri dönüş olmaz. Çoğunlukla beyin ölümünün gerçekleştiği yönünde bir karar verildiğinde hasta kısa sürede yaşamını yitirir. Zaten, beyin ölümünden emin olunmayan hastalara böylesi bir tanı konulmaz. Bu kararı ülkemizde kardiyoloji, anestezi, nöroloji ve beyin cerrahı uzmanından oluşan heyet ayrıntılı muayene ve tetkikler yaparak alıyor. AB ülkelerinde bu kararı sadece 2 hekim veriyor.Hastalarının vücutlarının parçalanacağı, bütünlüğünün bozulacağı yönündeki bir endişe de doğru değil. Sadece, bir ameliyat dikişi oluyor ve bu da özenle yapılıyor.Adli Tıp kayıtlarında organları çalınmış ölüm kaydı bulunmamaktadır. Organ nakli tamamen Sağlık Bakanlığının kontrolünde belli bir sistem içerisinde işliyor ve hastaların acil durumuna göre nakil yapılıyor.”Özatik, organ bağışında yıllardır İspanya’nın başı çektiğini dile getirerek, ”İspanya’da donör sayısı milyon nüfus başına 38, ABD’de 30, diğer AB ülkelerinde ise 20-30 arasında değişiyor. Türkiye’de ise bu oran milyon nüfus başına 3.4” dedi.

Gizem"in kalbi durmadı

Ağabeyi, yoğun bakımda verdiği yaşam mücadelesini kaybeden Gizem"in organlarını bağışladı. Küçük kızın kalbi ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Ahmet"e hayat verdi. GİZEM Özmen 15 yaşında

2008-03-15 Star

-KALP NAKLİYLE HAYATA TUTUNDULAR

Ankara ve Çorlu`da hayatını kaybeden iki hastanın kalpleri, 16 yaşındaki Gülter Öztürk ile 30 yaşındaki Mehmet Çatakoğlu`na hayat verdi.Kazada babası Osman, annesi Filiz ve kardeşi Gizem'i yitiren Çağdaş Özmen'in organ bağışı kararı Ahmet Çetinkaya'yı hayata bağladı. FOTOĞRAF: DHA

15/03/2008

Anne ve babasıyla geçirdiği trafik kazasında ölen 15 yaşındaki Gizem Özmen'in kalbi, artık yeşil kartlı Ahmet Çetinkaya'da atacak. Kazada ailesinin bütün fertlerini yitiren 19 yaşındaki Çağdaş Özmen'in 'organ bağışı' kararı, bir aydan beri ölüm kalım savaşı veren Ahmet Çetinkaya'nın kaderini değiştirdi. Gizem Özmen'in kalbi, özel uçakla Çetinkaya'nın tedavi gördüğü hastaneye yetiştirildi.

24 yaşındaki Ahmet Çetinkaya'nın hurdacılıkla geçinen anne ve babasının tek evladı olduğu öğrenildi.Meladoy Gemi Acentası ortaklarından Orhan Özmen 4 Mart'ta eşi Filiz ve kızı Gizem ile İstanbul'dan İzmit'e dönerken TEM Karayolu'nda kaza geçirmişti. Kazada 42 yaşındaki Orhan Özmen ile 40 yaşındaki Filiz Özmen öldü. Gizem Özmen ağır, otomobili kullanan firma çalışanı Ertan Haşimoğlu hafif yaralandı. Derince Devlet Hastanesi'nde kaldırılan genç kız, bir hafta sonunda yaşam mücadelesini yitirdi. Gizem'in Yeditepe Üniversitesi öğrencisi ağabeyi Çağdaş, Derince'de organ bağışı kararını açıkladığı an,Ankara'daki Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi'nde telaş başladı.

Gizem Özmen'in kalbinin bir aydır yoğun bakımda acil kalp bekleyen Ahmet Çetinkaya için uygun olduğu anlaşılır anlaşılmaz İzmit'e gidecek uçak araşıyına girildi. Ekip 4 bin YTL'ye kiralanan özel uçakla Derince'ye uçarken, genç hasta da ameliyat için hazırlanmaya başladı. Bir iki saat içinde Yüksek İhtisas Hastanesi'ne getirilen kalp, kalp ve damar cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik'in başında bulunduğu ekibin gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonla ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Çetinkaya'ya nakledildi. Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, hastasının sağlık durumunun yedi sekiz ayda iyice kötüye gittiğini, son bir aydır tamamen yatağa bağlandığını anlatırken "20 gün önce acil çağrı bildiriminde bulunduk. Kalp bulunmasaydı kendisini kaybedebilirdik. Çünkü bu şekilde kaybettiğimiz hastamız çok oldu" dedi.

24 yaşındaki Ahmet Çetinkaya, evini hurdacılıkla geçindirmeye çalışan Hasan Çetinkaya ile eşi Gazal'ın tek çocuğu. "Oğlumun hastalığı asker dönüşü ortaya çıktı. Başta garsonluk yapıyordu. Hastalığı ilerleyince iş göremez hale gelmişti" diyen Hasan Çetinkaya, tek çocuğunun sağlığına kavuşmasını sağlayan Özmen ailesine müteşekkir. 24 yaşında hayatın kıyısına gelen Ahmet Çetinkaya'nınsa şimdi yeni hayalleri var: "Sağlığıma kavuştuktan sonra normal bir hayat yaşamak, evlenmek istiyorum. Allah genç kızın organlarını bağışlayan ailesinden razı olsun. Benim tekrar yaşama dönmemi sağladılar." (aa, dha)

 

Doktor Hastanın Ayağına Gidecek

Sağlık Bakanlığı'nın 'yerinde tedavi' projesi, küçük illerdeki hastaların mağduriyetlerine çözüm olacak. Hekim yetersizliği yüzünden yaşadıkları şehirde tedavi olamayan hastalar, 'ayaklarına kadar gelen' doktorlarla şifa bulacak.Rize ve Gaziantep'te 4 aydır uygulanan çalışma, yıl sonuna kadar 27 ile yaygınlaştırılacak. Büyük şehirlerdeki uzman hekimlerden oluşturulan 10'ar kişilik ekipler küçük şehirlere giderek kalp ve damar ameliyatları yapacak. Sistem İstanbul, Ankara ve İzmir'deki hastanelerin yükünü azaltacak. Yerinde tedaviyi diğer branşlara da yaymak için düğmeye basan bakanlık, hasta memnuniyetini artırmayı amaçlıyor.

Rize ve Gaziantep'te kalp damar hastalarına yönelik başlatılan pilot uygulama, ameliyat için büyük şehirlerdeki hastanelere gitme zorunluluğunu ortadan kaldırdı. Geçen yıl başlanan yerinde tedavi yöntemi,

ihtisas hastanelerinde yetişen ekiplerin taşralardaki sağlık kuruluşlarına giderek ameliyat yapmasının önünü açtı. Yüksek İhtisas Hastanesi'nin Rize'ye gönderdiği ekipler 4 ay gibi kısa bir sürede 40 kalp ameliyatı gerçekleştirdi. Siyami Ersek Göğüs, Kalp ve Damar Cerrahisi Hastanesi ise Kıbrıs'taki hastaların ayağına gitti. Van'daki hastalar ise İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden gelen uzman hekimlerle sağlığına kavuşuyor. Hastanın ayağına doktorun gitmesi büyük şehirlerde görev yapan hekimleri az hastayla muhatap olduğu için, hastaları ise tedavilerde kendilerine daha fazla zaman ayrıldığı için memnun etti. Sağlık Bakanlığı, projenin diğer branşlara da yaygınlaştırılması için düğmeye bastı.

Büyük hastanelerin yoğunluğunu azaltan uygulama çerçevesinde şu ana kadar 60 doktor yetiştiren Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi projeyi koordine ediyor. Hastane Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Paç, 'yerinde tedavi' sayesinde sağlık hizmeti alamayanlara ulaşıldığı bilgisini verdi. Kalp ve damar hastalıklarında dakikaların hayati önem taşıdığına dikkat çeken Paç, "Tetkik, tedavi ameliyat ve sonrasındaki takipler hastanın yaşadığı şehirde yapılıyor. Böylece maddi kayıpların önüne geçiliyor." diye konuştu. Üniversite hastaneleriyle de ortak çalışmak istediklerini ifade eden Paç, Diyarbakır'daki üniversite hastanesiyle protokol imzalama aşamasına geldiklerini söyledi.

 

15 günde bir Ankara'dan Rize'ye giderek kalp ameliyatları yapan ekibin başı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, dört ayda 40 cerrahi operasyon yaptıklarını belirtti. Rize Devlet Hastanesi'ndeki tıbbî cihazların yeterli olduğunu; ancak hekim yetersizliği sebebiyle hastalara gerekli müdahale yapılamadığını aktaran Özatik, "Kalp ameliyatı ekip işi. Biz Ankara'dan 6 kişi gidiyoruz, orada da 10 kişilik hekim ve hemşire ekibi var. Birleşip hayati ameliyatlar yapıyoruz." dedi.

Uygun kalp bulana kadar, sun'î kalple yaşayacak

25 Kasım 2009 Çarşamba 21:45

ANKARA -AA- Kronik kalp hastası genç Erdem Uzunlu, organ bağışının yetersiz olması nedeniyle uygun kalp bulunamadığı için artık yaşamını taşınabilir yapay kalp ile sürdürecek.

23 yaşındaki Uzunlu'ya, vatani görevini tamamladıktan 4 ay sonra birden bire rahatsızlanması üzerine başvurduğu hastanede kronik kalp yetmezliği tanısı konuldu.

Yaklaşık bir yıldır Ankara Yüksek İhtisas Eğitim ve Araş tırma Hastanesinde sağlık durumu takip edilen Uzunlu, iki ay önce durumu ağırlaşınca kalp nakli için acil bekleme listesine alındı. Ancak aradan geçen sürede uygun kalp çıkmayınca doktorları gence, taşınabilir yapay kalp takmaya karar verdi.

Yüksek ihtisas Hastanesi 4. Kalp Damar Cerrahisi Klinik Şefi Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, iki aydır yoğun bakım servisinde yatan Erdem Uzunlu'ya kalbi destekleyici tedavi uygulandığını, ancak son bir aydır artık bunun da yeterli olmaması ve kalp bulunamaması nedeniyle yapay kalp cihazı takılmasının uygun görüldüğünü anlattı.

Bunların kalp cerrahisindeki son teknolojik cihazlar olduğunu ve ülkede çok az merkezde uygulama yapılabildiğini kaydeden Özatik, şöyle konuştu:

"Ülkemizde organ bağışı ne yazık ki çok yetersiz. Erdem gibi çok sayıda genç hastamız uygun organ bulunamadığı için yaşamını kaybediyor. 80-100 bin dolar değerindeki bu cihaz, sadece uygun hastalara takılabiliyor. Erdem de bu uygun hastalardan olduğu için cihaz takılabildi. Şu anda kalbin işlevini tamamen bu cihaz görüyor."Hastanede benzer bir cihazın aynı durumdaki bir hastaya son olarak 2002'de takıldığını, bu hastanın daha sonra kalp nakli olarak sağlığına tekrar kavuştuğunu belirten Özatik, "Eğer bu cihazı takmasaydık hastamızı kaybedecektik. Bu şekilde 6-7 sene hayatını devam ettiren hastalar var ama tabii en iyisi kalp nakli yapılması. Erdem de yeni bir kalp bulununcaya kadar yapay kalple yaşayacak. Erdem, dünyada bu tür bir cihazın takıldığı 487. hasta" diye konuştu.

Ankara Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Paç da son dönemlerde organ ticareti konusunda çıkan haberlerin organ bağışını olumsuz etkilediğini bildirdi.

Türkiye'de organ bağışının zaten yetersiz olduğunu ancak son zamanlarda bu sayının daha da düştüğünü kaydeden Paç, organ bulamayan hastaların hayatını kaybettiğini söyledi.

Paç, Yeşil Kartı olan hastaya 80-100 bin dolar değerindeki bu cihazın ve diğer tüm tedavi masraflarının devlet tarafından karşılandığını vurguladı.

Yaşamını, yapay kalple sürdürmek zorunda olan Erdem Uzunlu da "Bu olay başıma gelmesiydi ben de organ bağışının ne kadar önemli olduğunu bilemezdim. Artık organ bekleyenlerin neler hissettiğini çok iyi biliyorum. Benim yakınlarım da ben hastalandıktan sonra organlarını bağışlamaya karar verdi. Kamuoyunun bu konuda daha duyarlı olmasını, organ bağışının artmasını bekliyorum" diye konuştu.

Ailesiyle İzmit'te geçirdiği trafik kazası sonucu 7 gün boyunca sürdürdüğü yaşam mücadelesine önceki gün yenik düşen Gizem Özmen'in (15) kalbi, artık Adıyamanlı genç Ahmet Çetinkaya'da (24) atacak.

Elim bir trafik kazasında anne ve babasını kaybeden Çağdaş Özmen, aynı kaza sonrası yoğun bakımda yaşam savaşı veren kız kardeşi Gizem'in beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine genç kızın organlarını bağışlama kararı aldı. Ağabeyin Derince Devlet Hastanesi'nde verdiği bu karar sonrası Ankara'da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi'nde telaş başladı.

Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Paç, Gizem'in kalbinin hastanede bir aydır acil kalp bekleyen Ahmet Çetinkaya için uygun olduğunun bildirilmesinin ardından acil olarak İzmit'e hareket edecek bir uçak arayışına girdiklerini anlattı.

Bunun için çeşitli kurum ve kuruluşlarla irtibata geçtiklerini kaydeden Paç, uzun süren uğraşlar sonucu genç kızın kalbini alacak ekibin 4 bin YTL'ye kiralanan özel bir uçakla İzmit'e hareket ettiğini söyledi.

Bütün bu gelişmeler yaşanırken, kalp nakli yapılacak genç hasta da ameliyata hazırlandı.

1-2 saat içinde Yüksek İhtisas Hastanesi'ne getirilen kalp, kalp ve damar cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik'in başında bulunduğu ekibin gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonla ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Çetinkaya'ya nakledildi.

 

EVİN TEK ÇOCUĞU

Evini hurdacılık yaparak geçindirmeye çalışan Hasan ve Gazal Çetinkaya'nın tek çocukları olan Ahmet Çetinkaya, rahatsızlığının askerden döndükten sonra ortaya çıktığını söyledi.Rahatsızlanmadan önce garsonluk yaparak evin geçimine katkıda bulunmaya çalıştığını, ancak hastalığı ilerleyince iş göremez hale geldiğini anlatan Çetinkaya, “Ekonomik durumumuz iyi olmadığı için tedavimi yeşil kartla sürdürüyordum. Sağlığıma tekrar kavuştuktan sonra normal bir hayata kavuşmak, evlenip çocuk sahibi olmak istiyorum. Allah genç kızın organlarını bağışlayan ailesinden razı olsun. Benim tekrar yaşama dönmemi sağladılar” diye konuştu.Genç erkeğin anne ve babası da, organ bağışında bulunarak tek çocuklarının tekrar sağlığına kavuşmasını sağlayan Özmen ailesine minnet ve şükran duygularını dile getirdiler.

“NAKİL YAPILMASAYDI HASTAYI KAYBEDERDİK”Ahmet Çetinkaya'ya kalp nakli yapan Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik de hastanın durumunun son 7-8 aydır kötüleştiğini, son bir aydır ise yoğun bakımda tedavi altında bulunduğunu belirtti.

Hastanın son 1 aydır yaşamını tamamen yatağa bağlı olarak sürdürdüğünü kaydeden Özatik, “En temel ihtiyaçlarını görmek için bile yatağından kalkamıyordu. 20 gün önce acil çağrı bildiriminde bulunduk. Neyse ki şans yüzümüze güldü ve gerekli kalp bulundu da hastamız kurtuldu. Yoksa kendisini kaybedebilirdik. Çünkü bu şekilde kaybettiğimiz hastamız çok oldu” diye konuştu.

 

BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞTİ

Gizem’in beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine abisi Çağdaş, zor bir karara imza atarak kardeşinin organlarının bağışladı.

 

KOŞUŞTURMACA BAŞLADI

Gizem’in kalbi alınarak Ankara’da 7-8 aydır yoğun bakımda tedavi gören Ahmet Çetinkaya’ya nakledilmek üzere kiralanan bir uçakla Yüksek İhtisas Hastanesi’ne getirildi.

 

VE AHMET İÇİN MUTLU SON

Ameliyathanede Ahmet Çetinkaya için operasyon başlatıldı. Doç. Dr. M. Ali Özatik’in katıldığı ameliyat sonrası Ahmet’e başarılı bir kalp nakli gerçekleştirilirken, Çağdaş Özmen kendisi için en zor kararıyla hayat kurtardı.Anne ve babasını 7 gün önce İzmit’te meydana gelen bir trafik kazasında kaybeden Çağdaş Özmen, aynı kaza sonrası yoğun bakımda yaşama savaşı veren kız kardeşi Gizem’in (15) beyin ölümünün gerçekleşmesi üzerine genç kızın organlarını bağışlama kararı aldı. Ağabeyin Derince Devlet Hastanesi’nde verdiği bu karar sonrası Ankara’da Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi’nde telaş başladı. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mustafa Paç, Gizem’in kalbinin hastanede bir aydır acil kalp bekleyen Ahmet Çetinkaya (24) için uygun olduğunun bildirilmesi üzerine genç kızın kalbi 4 bin YTL’ye kiralanan özel bir uçakla İzmit’e hareket etti. 1-2 saat içinde Yüksek İhtisas Hastanesi’ne getirilen kalp, kalp ve damar cerrahı Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik’in başında bulunduğu ekibin gerçekleştirdiği başarılı bir operasyonla

ileri derecede kalp yetmezliği bulunan Çetinkaya’ya nakledildi. Kalp hastası olduğunun askerden döndükten sonra ortaya çıktığını söyleyen Ahmet Çetinkaya, “Ekonomik durumumuz iyi olmadığı için tedavimi yeşil kartla sürdürüyordum. Sağlığıma tekrar kavuştuktan sonra normal bir hayata kavuşmak, evlenip çocuk sahibi olmak istiyorum. Allah genç kızın organlarını bağışlayan ailesinden razı olsun. Benim tekrar hayata dönmemi sağladılar” diye konuştu

 

Çocuklarına sarılabilmek için “kalp” bekliyor

17 MART 2008

Doğum yaptıktan sonra kalp yetmezliği gelişen genç bir anne ve 12 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrası yıllardır sağlık sorunlarıyla boğuşan genç bir baba, çocuklarına yeniden sarılabilmek için kalp nakli olmayı bekliyor. 8 yıllık öğretmen Yasemin Koç ile Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi bilgi işlem biriminde görevli Hakan Özşimşir, kalp yetmezliği nedeniyle bir süredir Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görüyor. Samsun'un Asarcık ilçesinde öğretmenlik yapan Koç, 5 yaşında olan oğlu Umut'u dünyaya getirdikten 1.5-2 yıl sonra kalp yetmezliği geliştiğini söyledi. Rahatsızlığının artması üzerine tedavisinin Yüksek İhtisas Hastanesinde devam ettiğini anlatan Koç, şöyle konuştu: ''5 yaşındaki oğlum Umut'a Samsun'da anneannesi bakıyor. Eşim İbrahim Koç ise beni hastanede hiç yalnız bırakmıyor. Duyarlı vatandaşlarımızın yapacağı organ bağışı beni ve benim gibileri hayata yeniden döndürecek. Sağlığıma kavuşup oğluma ve öğrencilerime sarılmayı sabırsızlıkla bekliyorum.''

“Çocuklarımla oynamak istiyorum”

Yüksek İhtisas Hastanesi yoğun bakım servisinde kendisine uygun kalp bekleyen 2 erkek çocuk babası Hakan Özşimşir de 12 yıl önce geçirdiği kalp krizi sonrasında yapılan by-pass ameliyatıyla bir süreliğine sağlığına kavuştuğunu, ancak 4-5 yıl sonra kalp yetmezliği gelişmesi üzerine kendisine kalp pili takıldığını anlattı. Özşimşir, ''Rahatsızlığım nedeniyle çocuklarımla ne ilgilenebiliyorum ne de oynayabiliyorum. Eşimin psikoloji de bozuldu. Organ bağışı artmalı ki ben ve benim gibi hastalar şifa bulabilsin'' dedi. Kendisine takılacak uygun kalbi bağışlayan aileye ömür boyu minnettar olacağını ifade eden Özşimşir, sözlerini şöyle sürdürdü:''Vefat edenlerin organlarının toprak altında çürümesinin hiç kimseye faydası yok. Organ bağışının artması bireysel çabalarla mümkün değil. Bu sorunun bir sistem içinde çözülmesi, buna yönelik organizasyonların oluşturulması gerek. Bana takılacak kalp sadece benim değil, ailemin tüm bireylerinin yeniden hayata dönmesini sağlayacak.''

“Organ bağışı mutlaka artmalı”

Yüksek İhtisas Hastanesi Kalp Damar Cerrahisi Kliniği'nde görevli Doç. Dr. Mehmet Ali Özatik, nakil bekleyen hastaların şifa bulması için ülkede organ bağışının artması gerektiğini söyledi. Kalp yetmezliğinin doğum sonrasında gelişebileceği gibi, grip ve nezle gibi enfeksiyonlar sonucunda bile ortaya çıkabileceğini anlatan Özatik, ''Dolayısıyla bir gün herkes kalp nakline ihtiyaç duyabilir. Organ bağışına duyarlılık artarsa biz de hastalarımızı sağlıklarına kavuşturabiliriz'' dedi.